Yorgun bir kalbin kırıklarını toplarken,
Sonbahar vurgunu umutlarına,
Gözyası düşürmüş martılar.
Bir güvercin bakışında
Saklarken taptaze yüreğini geri dönüşlere
Bilirim...
Günaşırı sevdalar yaşamadın hiç.
Çoğu zaman düşlerin kırıldı sesimde...
Benim sevda çağım zindanlara mahpus.
Gülüşlerime çözüldü urganlar,
Sevme hakkımı elimden aldırlar...
Oysa sen...
Kırmızı bir gülün rayihasında
Gözyaşlarını toplayan ürkek bir kırlangıçsın...
Kırılgan gözlerinde firari sevdaları saklayansın.
Sen...dedikçe
Mısırlarda kelimeler ayaklanıyor.
Bir tutam acı tutkuların.
Siyah saçlarına sokulurken uçurumlar,
Dağ rüzgarları eser kirpiklerinin ucunda
Hoyrat bir kent suskunluğu savrulur omuzlarında...
Bin bir militan,bir eşkiya
Ansızın baskına veririm yürekleri
Ben sana demedim mi?
Şairden adam olmaz,dost olmaz...
Kum rengi ellerin sardığında yüreğimi
Bir dil sürçmesiydi,sana söylediklerim...
Sadece şiir olsun diye yazdım gözlerini.
Bir yalana tutunmuştum aslında
Bir mektuptur söyleyemediklerim,firari sevdalara.
Zordur, denizi olmayan bir şehirde martı olmak..
Kanatlarının altında hissedemeden
Suyun serinliğini,
Sadece uçmak…
Dalga sesi duymadan,
Yosun koklamadan
Yaşamak…
Kullanıcı İmzası:
ne çok şey kalmamış, ne çok hiçbir şey var olmuş yaşanıp bitmişlerden....