|
|
 Üye: Onur Çağlar
İsviçre
, 45 Forum Mesajları: 69 |
|
| Kategori: Edebiyat |
| |
| |
| 24.11.2005 00:30 tarihinde eklendi, 434 kişi tarafından okundu. |
| Konu: Bilinç ve Şiir |
Bilinç ve Şiir Nasıl ki “bilinçsizlik” formatı altında işleyemeyeceğimiz bir konu bulunmazsa “bilinç” formatı altında da işleyemeyeceğiz konu bulunamaz... Bilerek veya bilmeyerek istisnasız her şeye bu bilinç “mikroskopu” ile bakarız.. Bilincimizin doğruluk (bilimsellik) oranı, çözümlemelerimizin de doğruluk oranı değil midir? Devrimci bilinç ile şiir arasındaki ilişki, sıradan diyalektik ilişkinin çok ötesindedir; en gelişmiş ve en özlü halidir; binlerce yılın tozlarını bir rüzgar gibi dağıtır, “cevheri” açığa çıkarır, “hayranlık duyulası” entrikaları ve kahramanlık destanlarını bir ayna gibi yansıtır, güneşe ateş ve kızıllık katar devrimci bilinç... Bu anlamıyla sorgulamaların da şahı olarak bütün imgelere, betimlemelere, bütün ses ve müziklere ferman çıkartır: “Bulduğum, ortaya çıkardığım bu güzellikleri temizle, giyindir, kuşandır; onları komünal yaşamla nitelendir ve kitlelere sun!” Yani, “Anla, kavra ve kavrat” !... Bana göre şiir, komünal sözcüklerin siyasal / felsefi sözcüsünden başka bir şey değildir. Şiir kitlelere sunulunca hareketlilik başlar: Saldırılar, sorular, öneriler, kararlar, tebrikler, yergiler, vb. gerçekleşen bir hareketliliktir bu... Üretilen bu şiirin veya şiirlerin diğer şiirleri şu veya bu boyutta etkilemesi veya beklenilen düzeyde etkilemesi için bilincin, ama özellikle de devrimci bilincin “kendi döşünü” şöyle baştan başa yarması ve şiiri oradan çıkarması şarttır! Keramet beklentisine tolerans tanımaz şiir, tersine buruşturup çöpe atar bu beklentiyi. Burjuva eskisi “âlim şiir hazretleri”nin filizlenmiş devrimci bilge şiire, halkın bağrından bir çığ gibi kopup gelen şiire ürpererek bakması bir tesadüf değildir; diyalektik yasa, “yeni, eskiyi yıkar!”dır! Korkusunun asıl nedeni bu olduğu için hezeyanlar içinde bağırır: “Terör!” Bir Pablo Neruda nasıl doğdu? Louis Aragon’a devrimci şiirler yazdıran nedir? Ya da kendisini “bireycilikle” suçlayanlara, “150 000 000 bu dizelerin yazarı uyaklar koşan ateş mahalleden mahalleye .....“ diye yanıt veren Vladimir Mayakovski’yi bu derece toplumsallaştıran ne? Nazım Hikmet niye hala vatan haini(!)? Dostlukla...
Kullanıcı İmzası: Paylaşımların güneş gibi gökyüzünde parladığı yarınlara söz verenler, merhaba |
| |
Toplam 0 cevap.Ortalama: 8.5 (4 oy)Tartışma Değerlendirme:
|
|