Hangi insan örneklerinin güzelliklere layık olup olmadığı tartışması bir yana, genel olarak insanların hep güzelliklere layık olduğunu söyleriz...
Bu güzelliklerin sunulmasının benim açımdan iki biçimi vardır:
1) En genel anlamıyla ya insan için genel doğru önermeler içeren maddi veya manevi değerleri sunmakla veya, bireye özel olacaksa o bireyin özel beğenileri bilinerek yapılan sunumlarla olur;
2) Ya da karşımızdaki insan[lar]ın yine aynı doğrultuda eksik veya hatalarının düzeltilmesiyle, düzeltme çabasıyla olur.
Birinci yöntem için kimse bir şey demez; hiç bir olumsuzluk içermediği için sunum yapılan kişi[ler] memnuniyetlerini dile getirirler, sarılıp öpüşürler...
İkinci yöntem için ise çeşitli nedenlere bağlı olarak çeşitli boyutlarda itirazları oluşturabilmektedir.
Kargaşalarla oluşmuş toplumlarda yer aldığımız için sözcüklerin (en azından kullandığımız güne ilişkin) semantik boyutunu bir yana bırakırsak, kavramlardaki karışıklıklarda da kendini göstermektedir bu kargaşalık.
Bundan en çok nasibini alan kavramlardan biri, ELEŞTİRİ kavramıdır! Bu kavramı gerçek içeriğiyle bilen ve uygulayan insana az rastladım.
En değerli sözcüklerden biri olmasına karşın çoğu kez 'kötülemek, karalamak, olumsuzlamak' olarak algılanıyor ELEŞTİRİ sözcüğü... Kimi yazıların ve şiirlerin de altında ya da sohbetlerimizde 'Hatta eleştirebilirsiniz bile! ' yazısına veya sözüne rastlamışsınızdır. 'Hatta eleştirebilirsizin bile! ' önermesinin sahibi anlayış, aslında 'Sadece beğenmediğiniz yerleri bile söyleyebilirsiniz! ' demek istiyor.
Eleştiri; eksiklik, hata, yanlışlık, vb. vb. durumların saptanması ve DOĞRUSUYLA BİRLİKTE sunulması demektir. Sadece 'Şurası olmamış! ' deyip bilgiçlik taslamak değildir. [*]
ELEŞTİRİ kavramı 4 basamaktan oluşur:
1) Konuya egemenlik;
2) Yanlışların, hataların, vb. saptanması;
3) Doğru önermenin yapılması ve
4) Gerekçenin sunulması!
(Mekanik de olsa anlaşılırlığının kolay olması için) bir örnek sunmak istiyorum:
1) Konumuz bir arabanın kullanılması: Araba kullanmayı biliyor muyuz? Evet!
2) Araba hareket etmiyor; kontrol ediyoruz, bir de bakıyoruz ki tekerlekler çalınmış!
3) Yeni tekerlek alınmasını öneriyoruz.
4) Tekerlek olmazsa arabanın hareket edemeyeceğini göstererek anlatıyoruz.
Dostlukla...
************************
[*] "Şurası olmamış! " şeklindeki söylem araba kullanmayı bilen ama tekerleklerin çalındığını farkedemeyenler için geçerlidir. Arabayı bildiği için 'Tekerlek yok' demek yeterlidir.
Kullanıcı İmzası:
Paylaşımların güneş gibi gökyüzünde parladığı yarınlara söz verenler, merhaba