Siz Hiç Ay Işığında Ağladınız mı?
Değerli kardeşlerim bu yazımda yine başta nefsim olmak üzere sitem ve ızdırap birazda uyarı… Siyasetin, ticaretin ve şöhretin debdebesine kapılmak makam, mevki ve maddiyat için insani hasletlerden uzaklaşmak; haksız kazanç, adaletsiz yaşam ve sadece ben duygusuyla içli dışlı bir hale gelmek ;başkalarının şan ve şerefini ihlal etmek hiçbir insana hangi renk, ırk, dinden olur olsun yaraşmaz.
Hele Müslüman'sak dünyanın bizim için bir fırsatlar ülkesi, ahiret için yatırım merkezi olduğunu untmamamalıyız hatta zihnimize kazımalıyız.
Ahiretten geri dönüş yok.Ancak dünyada kazandıklarımız bize yar olacak.Bu bilinçle hayatımıza yön vermeliyiz yoksa son nefeste keşke demenin faydası olmayacak.
Hepimiz yolcuyuz. İnanan da, inanmayan da, mü'min de, kafir de, münafık ta ...Beşik ve Mezar. Mezar durağında bir müddet cenneti ya da cehennemi amelimize göre yaşayarak bekledikten sonra sonsuz durak ya cennet, ya da cehenneme...Allah muhafaza eylesin.... Mekanımızın cennet olması için bu yolculuktaki kulluğumuzu ve insanlığımızı sürekli şekilde kontrol etmeliyiz.
Hayatımızın sadece ibadetle geçirmek ya da ibadetimi yaparım demek bizi hedefe götürmez. İnsan olarak kalbini isyandan ve küfürden korumanın yanısıra tüm dünyadaki insanlığın huzuru için hassasiyet gösterme mecburiyetimiz var.Kabire varıncaya kadar devam ettirmesi icabeder. Bir büyük insan gibi BAŞKASININ DERDİ İÇİN DERTLENMEK... Bunu hayat prensibi yaptığımızda insanlık kurtulmuş demektir.
Filistin'de,Bosna'da, Çeçenistan'da, Doğu Türkistan'da,Irak'ta ve diğer dünyanın dörtbir yanında zulüm, açlık, deprem ve diğer felaketler yaşanırken sen ibadetle sorumluluktan kurtulacağını mı sanıyorsun?Filistinli Mahmut anne kucağında can verirken,Iraklı tecavuza uğramış Nur "düşmanın piçi karnımda öldürün beni" derken, Çeçenistan'da çıldıran anaların senin yakanı tutmayacağını mı sanıyorsun mizanda?Ya öz vatanında Manukyanlara pazarlanan minicik yavrular sana hesap sormayacak mı?Sibirya soğuklarında köprü altında buz kesilen tinerci bedenler seni unutacaklar mı?
Sanmıyorum...Aklımızı ve vicdanımızı körelten bu vurdumduymazlık nereye kadar?Yapacak şeyin yok mu senin?Hiçbirşeyin yoksa dua ve gözyaşında mı yok?
En acımasız ve en gaddar şekilde Filistin'de, Irak'ta ve bir çok ülkede kan, gözyaşı devam ederken sen kabir ve hesap alemini düşünmedin mi?
Her ortamda şöhret müptelası ve dalkavuklarının konuştuğu, ateistlerin ve inkarcıların konuştuğu, sosyalistlerin ve komünistlerin konuştuğu, kapitalist ve siyonistlerin, masonların konuştuğu, hırsızların ve soysuzların, sarhoşların ve kumarbazların konuştuğu bir ortamda çıkıp,bu vatanın bu milletin askerine, polisine, kültürüne, birliğine saygısızlık eden TV'leri bir ay açmama cesareti gösterdin mi?
On dakika gözlerini yum ve düşün... Hz Mevlana'nın mecusiye şefkatini kendi sokağındaki çocuğa gösterebildin mi?
İnsan olduğumuzu ve onun gerektirdiği mesuliyet duygusu ve sorumluluk hastletini taşıdın mı hakkıyla? Günleri,ayları,yılları nasıl geçirdiğimizi düşünüp ve çok geç olmadan gereğini yapmaya hemen şimdi başlamalıyız diyorum ve konumuzla alakalı üç şiirimle bitirip saygılar sunuyorum.
Siz Hiç Ay Işığında Ağladınız Mı?
Siz hiç anne oldunuz mu Filistin'de?
Buldozerler, cehiz sandığı ve baykuşlar...
Ya kucağınızda körpecik Mahmud?
Kıpkızıl kan ve şarapnel parçası...
Ve gece üç...
Siz hiç ağladınız mı?
Ay ışığında?
...
Peki Çeçenya'da,ya Çeçenya'da
Üç aylık bebek, bir nine...
Çıldırdı mı hiç çırılçıplak yavuklun...
Sarsılınca yer gök, iffet tarumar...
Siz hiç ay ışığında
Ağladınızmı?
...
Peki, siz hiç Bosna'da
Bosna'da tarla gördünüz mü?
Cesetlerle ekili gül verdiniz mi?
Sessizce, çiğnemeden...
Hiç sordunuz mu soracak kimse yokken?
Siz hiç ağladınız mı?
Ay ışığında?
...
Sahi sizin hiç Ebu Gureyb'te,
Boğazınıza urgan atıldı mı?
Sürüklenerek Sırtlanların ininde...
Beni öldürün piçim var dedi mi?
Zulmetin bağrında ıraklı nur...
Siz hiç ay ışığında
Ağladınız mı?
Peki, siz hiç düşündünüz mü?
Bir akşamüstü muhteşem maziyi acı acı...
Ve şimdi ve şimdi mezardakilerden betersin.
Garbın karanlık ve iğrenç tuzağını hazmetmekte...
Yetmez mi uyanman için bu kadar zillet!
Siz hiç ay ışığında ağlamadınız!...
Siz hiç ___ A Ğ L A M A D I N I Z ___ ay ışığında!...
28.06.2006
Sokak Çocuğu
Gel beraber günlüğünü yazalım,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.
Hortumlandık affet bizi güzelim,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.
Sen gelirsin nere kaçsam gözüme,
Gel bu akşam başını koy dizime,
Köprü altı tükürüyor yüzüme,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.
Can yavrucuk köpek kadar korunsan,
Karnın açtır bir yuvada barınsan,
Sırça köşke! Tinerciysen, sorunsan,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.
Zengin çoktur zekâtını vermeli,
Çözüm gerek devlet kafa yormalı,
Şaşı gözler artık bunu görmeli,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.
Ellerin çok isli bakışın acı,
Deşildi çıbanım sensin ilacı,
Ömer'e gardaş ol gitsin utancı,
Suçlu biziz sen değilsin kömür göz.
21.09.2005 Bursa
Bir Balıkta Sen Kurtar
Uğultusu kıpkızıl,
Sibirya soğukları,
Aşamadın kendini,
Dün yine İstanbul'da,
Çırılçıplak cepkensiz,
Donmuş iki can aldı.
Bak kefene sararlar
Pervazsız maskaralar
Çıkar kefeni! Çıkar!
Buz bedeni kefen kar ,
Çek elini sahtekâr.
Gazaplanıyor mahşer.
Hem Müslümansın madem,
Ne beklersin be adam?
Git buradan uzaklaş
Bir balıkta sen kurtar.
...
Bilmem ki ne diyeyim.
Uyan gafletten uyan!
Sırça köşkte uyuyan!
Henüz tren kaçmadı,
Bir balıkta sen kurtar.
…
Hani aynı millettik,
Söyle neyi hallettik?
Koca vahşi binalar,
Cirit atar finolar.
Evler aman ne evler!
Oynaşır sarhoş devler.
Büyük ruhsuz odalar,
Haşmetli kokonalar
Mobilya ve modalar! …
Çıkar Ömer maskeni,
Bir balıkta sen kurtar.
Sokaktaki evsizler ve Sibirya soğukları…Yedi can bu gece çeşitli illerde donarak can verdi...
Ömer Ekinci Micingirt
http://www.blogcu.com/OmerEkinciMicingirt
iletişim:
micingirt@hotmail.com
Kullanıcı İmzası:
Vicdanın sedasıysa şiirdir şiir...Ö.E.Micingirt