Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
Ahmet Telli Hayatı
1946 yılında Eskipazar\'da doğdu. Gazi Eğitim Enstitüsü Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü\'nü bitirdikten sonra, çeşitli eğitim kuruluşlarında öğretmenlik yaptı.12 Eylül\' den sonra uzunca bir süre tutuklu kaldı.

``1960 sonrası toplumcu şiirimizin ikinci kuşağında yer alan özgün bir şairidir. Birinci kuşaktan, özellikle İsmet
Özel\'den -ses tonu ve sözcük seçimi bakımından-, geniş ölçüde etkilenmiş olduğu gözlemleniyor. Romantik ve başkaldırıcı kişiliği, O\'nu bir yanıyla da Attila İlhan şiirine bağlıyor.\'\'
Yorum Yaz
Ahmet Telli Şiirleri
Beğendikleri
Özlü Sözleri
İstatistik
Tarih Hit
06-07-2020 1
03-07-2020 1
01-07-2020 1
29-06-2020 1
28-06-2020 1
22-06-2020 1
21-06-2020 2
Takipçiler
Takip Edilenler
Yeni Şiirleri

Pülümür Zencisi

12 Yıl 11 Ay4 Saat önce yayınlandı

Parasız Yatılı Dinbazlık

12 Yıl 11 Ay4 Saat önce yayınlandı

Özlemedim Seni

12 Yıl 11 Ay4 Saat önce yayınlandı

Öyle Bir Yaz Şiiri / II

12 Yıl 11 Ay4 Saat önce yayınlandı

Öyle Bir Yaz Şiiri / 1

12 Yıl 11 Ay4 Saat önce yayınlandı

En Popüler Şiiri

Savrulan Külleri Ömrümüzün

Bir kızın kocaman gözlerinde gördüm
bulutların dağlara sessizce çöküşünü
Çocuksu susuşları gördüm, kırılan sevinci
Ve kalbimi puslu yamaçlardaki pusulara saldım
çobanlar çoktan inmişlerdi ovaya
bense yapayalnız bir ağaçtım doruklarda

Harelenen sularda bir yanık kokusu
ve uzun boyunlu bir kızın gülümseyişi
Işık zamana bağlı zamansa onun
kocaman gözleridir artık
Anladım tarih de yazılmaz
bir aşkın sayfalarına düşmüyorsa gün

Yalnızdım, yapraklarım dökülmüştü bir bir
deryalara savrulup çöllere düşmüştü
Bir duman tütüyor yine hangi kent yandı
hangi sokakta vuruldu sevgilim
Bir demet menekşe bir avuç toprak
burkulan bir yürek miyim hep

Sesimde bir yanma bir kekrelik
uzayıp giden bir çöl yalnızlığı
Gazeteleri okumuyorum başım dönüyor
sulanmamış çiçekler gibi kuruyor her şey
her şey bir yolculuğun hüznünü taşıyor
gidip de gelmemek üzere bütün yüzler

Puslu yamaçlarda bir çakal gölgesi
bir dağ suskunluğu yürüyor kentlere
yenilen biz miyiz yoksa aşklar mı
bir kızın kocaman gözlerinde görüyorum
savrulan küllerini ömrümüzün
Bu kenti ayrılıklar yıkacak birgün biliyorum

Ölümden şikâyeti yok ölüp gidenlerin
ama bir kızın kocaman gözlerinde yangınlar çıkıyor
Acılar dehşetli kinlendiriyor beni
Kabarıp duruyor içimde, kabarıp duran bir okyanus
yurdumu arıyorum batık bir tekne değilim
yurdumu arıyorum kızgın küller ortasında