Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
Arkadaş Zekai Özger Hayatı
1948 - 1973

HAYATI
Arkadaş Zekai Özger 1948 yılında Bursa'da doğdu. Ankara SBF Basın Yayın Yüksek Okulu'nda okudu. TRT Ankara TV'de çalıştı. SBF polislerce basıldığı bir gün başına ağır darbeler yedi. Aradan yıllar geçtikten sonra 5 Mayıs 1973'de sokakta ölü bulundu. Beyin kanamasından öldüğü belirlendi.

Arkadaşları ölümünü o olayda başına yediği ağır darbelere bağladılar. Dergi ve gazetelerde yayınlanan şiirleri Şiirler adlı bir kitapta toplandı (1974). Daha sonra aynı kitap Sevdadır adıyla Mayıs yayınlarınca Mart 1988'de yayınlandı.

Şiir yazdığı yıllardaki üniversite ortamının da etkisiyle ölüm konusunu sık sık işledi. Kısa yaşamına sığdırdığı az sayıda şiirinde genellikle cinselliği işledi. Azımsanmayacak sayıda şiirinde ölüm teması veya değinmeleri yer aldı.
Yorum Yaz
Arkadaş Zekai Özger Şiirleri
Beğendikleri
Özlü Sözleri
İstatistik
Tarih Hit
15-11-2018 6
14-11-2018 2
13-11-2018 9
12-11-2018 5
11-11-2018 9
10-11-2018 7
09-11-2018 8
Takipçiler
Takip Edilenler
Yeni Şiirleri

Beyaz Ölüm Kuşları

15 Yıl 6 Ay14 Saat önce yayınlandı

Aşkla Sana

15 Yıl 6 Ay14 Saat önce yayınlandı

Ankara'lı Dört Dörtlük

15 Yıl 6 Ay14 Saat önce yayınlandı

Yeryüzü Ağacı

15 Yıl 10 Ay13 Saat önce yayınlandı

Sığıntı Kuşu

15 Yıl 10 Ay13 Saat önce yayınlandı

En Popüler Şiiri

Sevdadır

Göğü kucaklayıp getirdim sana
kokla
açılırsın

solmuşsun
benzin sararmış
yorgun bir işçinin yüzüne benziyor yüzün
öyle bükük bakma bana

çam kolonyası getirdim sana
kentli dağlıların haklı sevdasını
bolu ormanlarından çarpan bir koku
sanki köroğlunun ter kokusu
aman kokusu, billah kokusu
canlarım, canım benim

üzme kendini bu kadar
sana umudu öğretemeyenlerin suçu mu var
bak yeryüzü ne kadar geniş
ne kadar dar

Dur
akıtma gönlüm yaşını
gözünden öpecek bir yer bırak
oy bana en yakın
bana en uzak
sevgili yar
hasretine vur beni

Giyecek çamaşır getirdim sana
adettir diye değil, sevdim diyedir
bağışla, eski biraz
bedenim uygundur diye bedenine
elimle yıkadım, ütüledim
elma ağacında kuruttum

Günler sarmal bir yay gibi
bunu unutma
bahar annemizin yemenisindeki solgun çiçektir
bunu unutma
seni ben her yerinden öperim
beni unutma

Kadere inansaydım
sana inanırdım
düşürmem sigaramın ucundaki külü ben

öyle kırık bakma bana
caddeler nasıl da genişliyor
sana bunu söyleyecektim
bileyli bir makas vardı yanımda
sana bunu söyleyecektim
hadi kes büyüyen tırnaklarındaki kiri
sana bunu........
oyyy nasıl söyleyebilirim
deliren sevdamızın kısrak huyunu

Elimi tut
tuttururlar, o kadarına izin verirler
kahreden bir ayrılığın çılgınlığı değil bu
bir isyanın kelepçeleşmiş resmidir parmaklarımız

sen içerde
ben dışarda.....
oyyy mahpusluk mahpusluk......

şubat 1973