Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
Ersin KURT Hayatı
26 Ağustos 1983'te Eskişehir'de doğdu. Anadolu Üniversitesi Radyo - Tv Tekniği Bölümü'nü ikinci sınıfta terk etti ve akabinde askerlik hizmetini tamamladı. Çeşitli işlerde çalıştıktan sonra 2011 yılında Türk Hava Kuvvetleri bünyesinde sivil statüde çalışmaya başladı ve halen de çalışmaktadır. Birisi öykü altısı şiir olmak üzere yayımlanan yedi kitabı mevcuttur. Ayrıca günümüz yerli filmleri üzerine araştırma, inceleme ve eleştiri yazıları kaleme almaktadır. Şiirleri ve öyküleri; başta, Sadece Şiir, Caz Kedisi, Eliz Edebiyat, Akatalpa, Edebiyat Nöbeti, Şiir Sarnıcı, Son Gemi, Yazar Bulut Dergisi, Edebice, Karakedi, Heybedar, Ek Dergi, Kirpi, Yazı Yorum Dergisi, Kibrit Kutusu ve Münşeat Dergisi olmak üzere birçok dergide ve internet sitesinde yayımlanmıştır. 2019 yılında düzenlenen 9. Uluslararası Eskişehir Şiir Festivali'ne katılımcı şair olarak katılmıştır.





Yayımlanan Kitapları:



1. Gelişigüzel (2014)



2. Farzımuhal (2016)



3. turnuSOL (2017)



4. Darbımesel (2018)



5. Kül (2018)



6. Begonvil (2019)



7. Aklıevvel (2020)
Yorum Yaz
Ersin KURT Şiirleri

18-01-2021

08-01-2021

19-12-2020

19-12-2020

19-12-2020

Beğendikleri
Özlü Sözleri
İstatistik
Tarih Hit
01-07-2022 1
29-06-2022 2
26-06-2022 1
13-06-2022 2
09-06-2022 1
08-06-2022 1
06-06-2022 2
Takipçiler
Takip Edilenler
Yeni Şiirleri

Bahane

1 Yıl 5 Ay8 Saat önce yayınlandı

Şşş!

1 Yıl 6 Ay8 Saat önce yayınlandı

Adınla Yaşa

1 Yıl 6 Ay8 Saat önce yayınlandı

Zapping

1 Yıl 6 Ay8 Saat önce yayınlandı

Olanaksız

1 Yıl 6 Ay8 Saat önce yayınlandı

En Popüler Şiiri

İki Eylül Caddesi

Bir yerde his de yanılır
Ona bakma
Senden bana fayda yok
Benden sana olur ama.
Ne bileyim abi
Hiçbir şey yapamazsam
Yörende dolaşırım
O da bir şey, değil mi?
Kimse cesaret edemez sana bakmaya
Sayemde rahat edersin
Belki yan yana görünce bizi
Utanır eskiliğinden
Yeniler kaldırım taşlarını da İki Eylül Caddesi



Seni işten aldığım bir gün
Ekmek asalım fırın demirlerine
Karnı acıkanlar alsınlar
Ben doyarım
Hem bizden görürlerse
Utanır, zenginler de asarlar
Sence olasılık dışı ama
Denemeden bilemeyiz
Fırın demirlerine ekmek asalım
Paramız yetseydi fırını asardık
Kimse aç kalmazdı
Üzerine alınma da
Tanıdığım herkes neden fakir abi?
Dur, yorulma sen ben açıklarım:
Kesinlikle yoksulluğun tek suçlusu
İki Eylül Caddesi



Bak, gördün mü demiştim sana
Isı derecem yüksek değilmiş işte
Tamamen annemin işgüzarlığıymış o.
Yahu ben bir başımayken ''bir'' bile olamadım
Ama birlikte yoksul olduk seninle,
Az şey mi bu?
İnsanlığımız sayesinde ve
Eksiklerimiz yüzünden çabucak kaynaştık.
Benim hiç sevgilim olmadı be abi!
Seninle sevgili olsaydık
Demirkubuz filmine iki bilet alırdık
Demirkubuz filmlerinde de nedense bütün kadınlar
Soğuk, geçimsiz, aksi...
Geç oldu kalkalım mı?
Eve gitmezsek merak eder İki Eylül Caddesi.



Tamam, tanıdığım bütün abileri öldürdüm
Ama romantizme hazır değilim henüz
N'olur yapma!
Sırası değil şimdi
Ben her şeyi ağırdan alanlardanım
Aşırı münzevilikten kör kütük sarhoşum
Ellerinse aşırı dinci,
Dokunursan çarpılırız
Çarpılmalar hep korkutur da beni.



Varsın bir dokunuş alacağım olsun senden
Nasıl olsa sabaha unuturum
Ama yalnızlığımı ölsem unutmam!
Her durumun en az bir sorumlusu
Aranır da bulunur ya hep;
Alçak, kalleş, sinsi...
Tek sebebidir kimsesizlikten yok oluşumun
Alenen ilan ediyorum
Kanlı bıçaklı düşmanımdır artık
Yok olası İki Eylül Caddesi.
Çoktan çıktı ok yaydan
Bütün caddeler, yok olsun şimdi!