Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
Galip Sertel Hayatı
Yorum Yaz
Galip Sertel Şiirleri
Beğendikleri
Özlü Sözleri
İstatistik
Tarih Hit
23-09-2020 2
20-09-2020 1
17-09-2020 1
14-09-2020 1
10-09-2020 1
09-09-2020 1
06-09-2020 1
Takipçiler

destiny

0 Şiir

eyizar

0 Şiir

sürmelim

0 Şiir

Aşk Şairi

0 Şiir

sürgünruh

0 Şiir

Takip Edilenler

GUL PEMBE

0 Şiir

burcu74

0 Şiir

Nihan Yazıcı

0 Şiir

Yeni Şiirleri

Dolaşır Dururmuş Hep Daha

4 Yıl 12 Ay10 Saat önce yayınlandı

Yaşam Veya Korkuların Tekrarı

5 Yıl 10 Saat önce yayınlandı

Adı İle Bir Kış Bozgunu

5 Yıl 8 Ay9 Saat önce yayınlandı

Dil,su Ve Sen

6 Yıl 10 Saat önce yayınlandı

Yine Sabrım Üstüne

6 Yıl 5 Ay10 Saat önce yayınlandı

En Popüler Şiiri

Döner Höyükler

Bunca ses
bunca söz
dilde şimdi pıtrak pıtrak diken olmuş neden
neden anlamaz oldum torunların dilinden...

Biz
önceleri
hem Akpınarlılar,hem Ekincekliler
baba yadigârı bu topraklarda Türk\'ü,Bulgar\'ı
dal budak diş dudak, ne ayrı ne gayrı
bu Küçük Kıpçak Bozkırı Dobruca\'da
olan biten, iyi kötü her şeyden
kızların çeşme başında bir hercai gülüşünden
haz alır
huzurlu olurduk...

Güz çıvgınlarından evvel buğdayı eker
kuzu kıran Dobruca kışlarını ağırlar muhabbetle
misafirli köy odalarında geceler boyu
ve nazlı nisan yağmurları fısıltısında
çıkıverirdik ansızın yaza...
Ağustos\'da orak biçer gün boyu
demet bağlar can-i gönülden
ardımızdaki anıza
nurtopu dokuzalmalar dizilirdi sıra sıra
ve saçılıp çatmalar döğülünce harmanlar
kız kaçırırdık
tınazlar arasından tınaz yelleri peşinden
usulen...

Neyleyim şimdi bunca sesi
bunca sözü
bir akşam üstü
çeşme başından al beni kaçır demişti...

Andon\'un Mito\'su koşmuştu arabayı bana.
Bir Bulgar komşumuzdu bildim bileli
doğduğm doğalı,köyümüz köy olalı
komşuyuz zira ezelden bu yana
varımız yokumuz birkaç dönüm tarla
Şavklıda Koca Mera
ve Döner Höyükler yollarında
çalkalanırken tekerleklerin çalparaları
çeşme başında kaldı Adeviye\'nin kalaylı bakırları...

Günahımız oldu Döner Höyükler o gece
Andon\'un Mito\'su
köye döndü habere
bizim gene başlarımız döndü
döndük durduk
dolunaylı bir geceyle Adeviyeyle
rüya gibi
karabasan gibi
uyandım sabahın ilk horozunda
uyuyakalmışım Adeviye\'nin kollarında...

Rivayettir
odalarda anlatılırdı
periler yurduymuş Döner Höyükler ormanı
peri güzelleriymiş seyran eden geceleri
çalgı sesleriyle salım salım
aklı çelinir,tersi dönermiş insanın
tersi döner
döner kalırmış döne döne Döner Höyükler\'de...

Ters döndü bizim işler
Adeviye\'yi bana çok gördüler
aldılar,everdiler başkasıyla
biz hapis yattık Andon\'un Mito\'suyla...
O,bir yıl üç ay beleşe
ben kuru kuru üç buçuk sene..
Ama biz o günler
harp sonrası o kıtlık yılları
arpa başağından aç harmanları
hem Akpınar\'da,hem Ekincek\'de Türk\'ü Bulgar\'ı
dal budak, diş dudak,ne ayrı,ne gayrı
iyi kötü,her şeyden
çeşme başında kızların hercai gülüşünden
haz alır ,huzurlu olurduk,
anıza toza basar,taşı toprağı kutsar
hamdolsun derdik...

Şimdi bunca söz,bunca ses dilde diken diken
ateistler,kozmopolitler,komünistler
mülklüyü mülksüz eden marksist devrimler
yaka paça \"soya dönüşlü\" yıldızsız geceler
ölüm kampları Tuna üstünde soykırımlı
Tuna boyundan Anadolu\'ya
Türk göçleri gözüyaşlı
gözüyaşlı gönüller göynündü durdu gönenmeden
göynündü durdu
döndü durdu ihtişamla iğfal yüklü seneler
Döner Höyükler\'de gibi aldana aldana
ve her şey reva görüldüyse bize eğer
her şey seninse Yarabbim
yok diyeceğim
yok ama neden
neden bunca ses, bunca söz
şimdi dilde diken diken...