Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
Tunay Bozyiğit Hayatı
Alamut Kalesi\'nden günümüze Seyduna Türküleri

Tunay Bozyiğit\'in Alamut Kalesi ve onun yılmaz bekçisi Seyduna\'dan (Hasan Sabbah) esinlenerek söz ve bestelerine imza attığı \"Seyduna Türküleri ve Şahrud\" albümü Anadolu Müzik\'ten çıktı.

Şahrud Irmağı\'na giden yolun üzerinde, sarp kayaların başında yer alan hayalet bir kale... Alamut Kalesi yani Kartal Yuvası. Kendilerine cennet bahçeleri vaad edilen fedailer ve onların lideri Hassan Sabah, diğer adıyla Seyduna. Tarihin, mistik öğelerin ve aşkın işlendiği 15 türküyü Tunay Bozyiğit\'in deyimiyle \"yürekleriyle\" Hakan Yeşilyurt, Kazım Koyuncu, Hakan Yeşilyurt, Arzu Görücü, Özlem Özden, İbrahim Koç, Hilmi Yarıyıcı, Zülfü Beyhan seslendiriyor.

Bir yıllık emeğin sonunda ortaya çıkan \"Seyduna Türküleri ve Şahrud\" albümü hakkında bilgi veren yapıtın mimarı, söz ve müziğin yetkin ismi Tunay Bozyiğit, türkülere olan ilgisizlikten yakındı. \"Cepten yemeyi seven bir toplumuz. Zaten tüketiciliğin neredeyse yaşam biçimi olduğu bir süreçten geçiyoruz. Ve insanlar üretmek yerine hazırda olanı alıp nisbi değişiklikler yaparak ya da başka enstrümanlar katarak yeniden okuyorlar türküleri\" diyen Bozyiğit, türkülere olan sevdasını ve neden böyle bir çalışma yapma gereğini duyduğunu şöyle anlatıyor:

\"Bu türkülerimiz gerçekten çok yürekli. Ama ben biraz da kendi yüreğimde karayım istedim. Yılların birikimi türkülerimiz, Anadolu yaşamını aktaran bu ezgiler zaten yüreğimde harmanlanmış. Soluk bulayım istedim. Sözün üstüne söz koyabileyim, sesin yanına ses katabileyim. Varolanı tüketmeyeyim. Öyle bir kaygı da taşıdım. Türkülerimiz yavaş yavaş tükeniyor. Böyle olmamalı. İnsanlar üretmeyi esas almalı\"

\"Ticari kaygı gütmedik\"

Kollektif bir ruhla üretilen albümün düzenlemesini Kemal Sahir Gürel ve Nail Yurtsever\'in yaptığını belirten Bozyiğit albümde yer alan sanatçıların hiçbirinin ticari kaygı gütmeden, ortak gönüllülük temelinde çalıştığını vurguladı. \"Hepsi usta arkadaşlar, nefesin ustasıdırlar. Yürekleriyle geldiler, katıldılar. Ortak bir gönüllülük esasında üretildi, harmanlandı, ortaya çıktı. Bu nitelik albümü gerçekten güzelleştirdi\" diyen Bozyiğit iç dünyasını ve aşk halini Seyduna ve Şahrud\'ta imgelediğini belirtti.

Seyduna ve Şahrud\'un aşkı

Azeri olduğunu ama Anadolu ve Mezopotamya kültürüyle beslendiğini belirten Bozyiğit, albümdeki her türkünün ayrı bir öyküsünün olmasını çalışmaya renk veren bir olgu olarak tanımladı. Albümün tamamına hakim duygunun aşk, sitem ve sosyal adaletsizlik olduğunu vurgulayan Bozyiğit Seyduna ve Şahrud ile olan yakın ilişkisini ise şöyle açıklıyor:

\"Hassan Sabah ilginç bir kişiliktir. Ben tarihi seviyorum. Mezopotamya tarihini, Azeri tarihini okumayı seviyorum. O başkaldırı biçimiyle, o işgale karşı mücadale biçimiyle çok ilginç gelmiştir. Şahrud, özünde bir semboldür. Yani Şahrud denilen birisi yoktur. Alamut Kalesi\'nin altında geçen bir ırmağın adıdır. Ben sevdiğim kadını bir suya, bir akan suya benzettiğim için akıp durulan bir şeyden ürettiğim için ve hayat veren bir ırmağa benzettiğim için o ismi kullandım. Ve güzel bir aşk öyküsü oldu. Belki de ayrılıklar, ya da acı, ya da büyü sanatsal üretimin temelinde çok önemli bir yer işgal ediyorlar\"

\"Göç Kız\'ı Kürt halkına atfettim\"

Albümde yer alan \"Göç Kız\" adlı parçayı Kürt halkına atfettiğini belirten Bozyiğit, parçanın öyküsünü ise şöyle anlatıyor: \"Bir Kürt Kızı\'yla tanıştım. Çok değerli, çok güzel bir insandı. Ama çok küçük yaşında göç etmişti Ege Bölgesi\'ne. Fakat toprağına dair hiçbir bilgisi yoktu. Ve çok savruktu. Bir anlamda Kürt halkına benziyordu. Çok da kendi değerlerine her anlamda sahip çıkan bir yanı yoktu. Çok yürekli, çok güzel bir insandı ama altyapı yoktu. Seslenişim bu yüzden.\"

\'Yüreğimi susturamıyordum, habire konuşuyordu\'

Albümde şiirlerle ezgilerin yakaladığı bütünsellik hemen her türküde farkediliyor. Şair yönününün daha ağır bastığını belirten Bozyiğit, şiir ve ezgilerinin yakaladığı uyumu şu sözlerle anlatıyor: \"İlginçtir herşey hep doğaç geldi. Yüreğimi susturamıyordum. Konuşuyordu, habire konuşuyordu. Yazıyordum, beraberinde ezgi de geliyordu. Asla tasarlanarak bir şey yapmadım. İkincisi her türkünün kesinlikle bir öyküsü var. Kemal Sahir Gürel arkadaşımın düzenlemedeki ustalığı da söz konusu. Biraz yalınlığı esas aldık. Gürültü kirlilliğinden uzak. Piyasa kaygısı gütmeden. Sadece anlatmak istediği ve yüreğimden geleni sadece ifade etmek istedim. Çünkü türkülerimi yaparken de, şiirsel tadı vardı. Ben onları türkü sözü olarak yazmadım, şiir olarak yazdım.

BAYRAM ARSLAN
Yorum Yaz
Tunay Bozyiğit Şiirleri
Beğendikleri
Özlü Sözleri
İstatistik
Tarih Hit
27-05-2020 2
26-05-2020 2
25-05-2020 1
23-05-2020 1
22-05-2020 1
21-05-2020 2
20-05-2020 4
Takipçiler
Takip Edilenler
Yeni Şiirleri

Yürek Göçü

13 Yıl 4 Ay11 Saat önce yayınlandı

Yitik Öyküdür

13 Yıl 4 Ay11 Saat önce yayınlandı

Yavaşça

13 Yıl 4 Ay11 Saat önce yayınlandı

Yarım Adam

13 Yıl 4 Ay11 Saat önce yayınlandı

Tütün

13 Yıl 4 Ay11 Saat önce yayınlandı

En Popüler Şiiri

Sen Hiç mi Bahar Görmedin

yangın yangın bakışların
saçların rüzgar rüzgar
savur alevini yansın
gözlerine konan turnalar
savur alevini yansın,
gözlerine düşen damlalar

sen hiç mi bahar görmedin
yüreğin aşka sermedin
beni kovsan gitmem derdin
yaban kokusuz yalancı...

şehirde eskimiz yandı, gittin
deva bulmam gözlerime ,değdin
şimdi kup kuru çöl gibi sözlerin
yaban kokusuz yalancı

\'sana geldim sana
sende yeryüzüdür gövde bulan
ey suların sonsuzluğu
bakışlarım demir atsın
gözlerinin limanına
fırtınalar yorgun yüreğim; sana
bütün sabahlarım sesinde ağarsın
keder tırmanmasın yüzüme bir daha
sarmaşık gibi..
öpüşlerin damlasın, çöl dudaklarıma
biliyorum yüreğin, durgun sudur dindiğim
korku kıyılarımı sildiğim
sana geldim, sustum ve yumdum
iki damla ateş düşürdüğün gözlerime
al uslandır korsan bedenimi
gece kanat çırpsın parmaklarında
birbirimizden kaçıracak yerimiz kalamasın
birleşsin yağmur soyunuğu ellerimiz
bırak öpüşlerim ağzını kapatsın
uzun uzadıya susarak kalalım birbirimizde,
sabaha söyleyecek söz bırakmayalım
köpekler gibi havlayan acılarımız sussun
sevda çözmesin kendini bizden
sularca gülüşelim
yüreğin alıkoysun gitmelerimi
sana geldim sana\'

en kaynar su bile olsan
ateşimi söndürürdün
yüreğine bir sorabilseydin
bu zulumü bitirirdin...

yangına el konanın
umutları fot olur
bir ömür yangınsızda
yanar yanar kül olur