Sosyal Medyada Bizi Takip Edin
Adavetname
0 / 5
Allah nimet-i aklı kullara dağıtırken
Sen nifâk pazarından bu devlete geç kaldın

Bazıları ömrünü davete vakfeyledi
Sanat-ı tebliğ için lüzumsuz gereç kaldın

Sanki neûzubillah! Elestü birabbiküm
Suâlini duymayıp ebediyyen zeç kaldın

Ervâh-ı mü'minînin işreti başlayınca
Meyden nefret ederek bûsa uzak leç kaldın

Bilinen sıfatındır liberalce bulunmak
Âlim sütü verdikçe ahırda emeç kaldın

Modern yöntemlerini İslâm'a uyguladın
Seminerlerde jüri, basına demeç kaldın

Türkologlar dilini henüz çözemediler
Runik kitabelerde silinmiş ilgeç kaldın

Altı imân hâlini peşpeşe çektiğinde
'Kaderden ayrılalı' olaylı tümleç kaldın

Sofiyi müşrik eden acayip zikrin ile
Batıldan hak ayıran kepaze ayraç kaldın

Nefsinin binitleri arıza yapar yapmaz
Hemen altına yatan me'mur kaldıraç kaldın

Çorbaya şerik olma itikâdı onmadan
İnsan doyurmak sevap! Kime ihtiyaç kaldın?

Maşâallah bu sefer plaketi hak ettin
Masonun emeliyle müspet imtizaç kaldın

Her elini sıktığın, suratına güldüğün
Kişi için geride râh-ı istimzaç kaldın

Yayıldığım postumdan çek mel'un gözlerini
Ne iş? Yoksa küffâra mı sen oturgaç kaldın?

Cenneti vaat eden hurâfelerinle sen
Ulaşılamayacak hayırsız amaç kaldın

Senelerdir inkâra inkâr ekleyip durdun
Sırat-ı müstakîmin üstünde yamaç kaldın

Keşke rezil olmadan biraz bize uysaydın
Bak ki onca öşürün içinde haraç kaldın

Hakkını yemeyelim, dil ile öldürsek de
Çingeneler şahının kellesinde taç kaldın

Şia'nın vitrininde uzun süre bulundun
Hayli ihtiram gördün, yıllarca revaç kaldın

Hüzünlü gözler ile ilminden medet uman
Mes'ûde dilberlere şefkatli anaç kaldın

Hem bununla kalmadın! Bir gün hakikatleri
Duyacak kulağa ses geçirmez tıkaç kaldın

Yaratıksın tamam da cinsinden şüpheliyim
Biraz ezince sanki posan çıktı, zaç kaldın

Bilmem kaç kitap ile saydığın mavallara
Kananların boynunda görünmeyen haç kaldın

Verdiğin hükümlerle kahkahaya boğduğun
Bütün sabi-sübyânın elinde topaç kaldın

Biz rahmet-i Rahman'ın kaderine inandık
Sen ne diye yönünü çevirip kıraç kaldın?

Her akşam misafiriz evliya iftarına
Nâme-i Teymiye'yi bekleyerek aç kaldın

Hep beraber Me'va'nın nasipdârı bulunsak
Bil ki, ipek helâlken yine de abaç kaldın

Zaten az bildiğinden tavizler vere vere
Yüceldikçe yücelip (!) tepede kayaç kaldın

Bu ne seri yüzüştür? Amanın, subhanallah!
Vatikan sahiline bir-iki kulaç kaldın

Eşşek etinin mübah olduğu memlekette
İflas bayrağı çeken gariban saraç kaldın

Sana fıkhî hislerle sirkâtten getirilen
Mes'elede ne yazık soruya kapkaç kaldın

Gerçi Müslümanları himaye etmekteyiz
Sen sopana sürtünen davara arkaç kaldın

Epey yaklaşmış olan nefhâ-yı sûra değin
Okunacak nazmımın ucuna sarkaç kaldın

Kaderimizde damda karşılaşmak yazılmış!
Sağdığım şiirimin altında bakraç kaldın

Maalesef hırsımı sayfadan çıkararak
Boş kafanı yardığım günlere andaç kaldın

Önceden yok dediğin şefaatçiyi ara!
Hakikaten karşımda birine muhtaç kaldın

Ağzına çaldığım bal fazla gelip tutunca
Hicvin bulutlarına manevî miraç kaldın (!)

Şimşek gibi gözlerin nurûna kasdeyleyen
İlmimize karşılık azıcık siraç kaldın

Nerde perişan başım müşküle dûçar olsa
Galîzatı def için aldığım direnç kaldın

Ayın on dördü gibi parlıyordu gül yüzün
Netice-i helamın sonunda iğrenç kaldın

En ciddi panellerin şeref konuğu musun?
Mübarek, layıkıyla mükemmel gülünç kaldın

Şerefine kalkalı Yahudi kadehleri
Dünyaları unuttun, şen-şakrak erinç kaldın

Ashabın ekabiri 'Cehennem biter' demiş(!)
Aklının ermediği işte herc ü merç kaldın

Ebu Hanife, Ahmed neyine yetmedi de
İbn Kayyım lağımına müştâkîn özenç kaldın?

Mirânın cennetleri zatlarına has bilir
Ziyâde nevfikrinle tarihe kazanç kaldın(!)

Hamdolsun dağ başına nakl-i hâne ederek
Mü'minenin durduğu büyûta sakınç kaldın

Afgani'nin Abduh'un zelil zıll u zülüyle
Âsumân-ı İslam'da alçakça basınç kaldın

Merhum Abdulvehhab'ın fazl u bereketinden
Hayyâl olup iblise lûkata sevinç kaldın

İbn Hazm ve Mevdudi'nin herzesini duymamış
Duru gönüllülere alaca bilinç kaldın

Granit taş gibisin! Zaten bunun yüzünden
İsmim deşip kapıma taktığım pirinç kaldın

Bayrağımdan çaldığın hilâlimin altında
Not alan karılara vaazda korkunç kaldın

Buharî güllelerle mahvolan sapkınlara
Memleket dahilinde bulunmayan enç kaldın

Adüvv-i âşikârın muharrem elmasını
Yiyip bitirdiğinden dolayıdır genç kaldın

Tevhid arenasında korkusuz matadordun
Mak'adına yediğin boynuzla mı felç kaldın?

Âhir-i Ramazanda tenasül uzvumuza
Rehâvet dağıtacak cihânşümûl ferç kaldın

Sen Sihâm-ı Kazâ'mı zıbık mı bellemiştin?
Üstüne hücûm edip tamamına derç kaldın

Âyîne-i İskender devrimizde benimdir
Göz gözü görmese de görüyorum kırç kaldın

Türlü hileler ile tecavüz eylediğim
Kal'a-yı felemmâda iştah açan burç kaldın

Heybetini aniden görünce öleyazdık!
Ansızın çıkma, madem duvarlara murç kaldın

Hanıma dübüründen teması helal ettin
Bilcümle deyyuslara verilecek borç kaldın

Sahurdan akşama dek dizdiğim tuğlalara
Ağuyla karışınca fevkalâde harç kaldın

Sırıtman pek hoşuma gitmiyor açıkçası
Görenler de sanır ki Afrodit'e zevç kaldın

Tütünü hayal eden afyonu patlamamış
Muhlîs savmedenlerin dudağında hınç kaldın

Karşında can Osman'a hakaretler yağarken
Gayet olgun(!) davranıp göt üzere inç kaldın

Öyleyse şetmederim sana, cemaatine
Zira küfrü duydukça anlıyorum dinç kaldın

Bakırı İsevîden, Çinko'yu Humeynî'den
Alıp Kalay'ı benden mezhepsizce tunç kaldın

Biz çamur deryasından yaya olarak geçtik
Bir halta yarayarak çizmemize konç kaldın

Farısî dillerine vuruldun dürzülerin
Şerâit-i dinime beş dedikçe penç kaldın

Gıpta ettim Hakk sana deve gibi boy vermiş
Hükmü muhkem ayette fikrinle de uç kaldın

Gurultuna muhalif olunca sahîh hadis
Acemvârî reddedip necîs, la'în suç kaldın

Bay bayan ayırmadan müstakbel hoca oldun
Cehennemin dibine tarîk-i uruç kaldın

Şeytan pandikleriyle kaçmaya yol arayan
Kavme abdestsiz namaz, niyetsiz oruç kaldın

İbadet hani neyse, lakin iman öyle mi?
Demeden atıp tuttun, mü'mine hurûç kaldın

Benim ehl-i sünnetim gökleri tezyîn etti
Sen kuyuma akseden hayalî bürûç kaldın

Hatrıma geldiğinde ağzım biraz bozuktur
Kelâmıma nazaran sahiden uluç kaldın

Yeni beyitler için üstüne işediğim
Gebelik testlerime pozitif sonuç kaldın

Birader, kesinlikle raydan çıktığın için
'Tanrı kaç?' sorusuna demesen de üç kaldın

Aynı minvâl üzere koştuğun gidilerle
Haçlının yüreğine depolanan güç kaldın

Hureyre'nin başını bihüsn okşayalıdır
Ölü eti yemekten genişlemiş kıç kaldın

Uyumadan fazlaca su içtiğim her gece
Kalkıp suladım ama gülmedin, alıç kaldın

Hoş olursun diyerek itinayla geçirdim
Toprağa seni lakin katrancı ardıç kaldın

Kur hadi mahkemeni! Recmime kıl kararı
Fetvan hadım diye mi zânîye yargıç kaldın?

Bilesin hukûkumu kimsede bırakmadım
Dünya dönüp durdukça alacağım öç kaldın

Aslında hak ettiğin şekilde kovulmadan
Uzaklaşıp iyi ki civarımdan göç kaldın

Sadece bize, uyku galebe çaldığında
Çobansız kalanlara boynuz vuran koç kaldın

Dârü'l-Harp'ten sür'atle beldemize geleli
Biz selefi savunduk, sen kofa malkoç kaldın

Altta rahat döşeğin, üstte de kafatasın
Sıkıştırdı cismini arada sandviç kaldın

O mukaddes beyninin meşhûm nöronlarından
Fışkırttığın zekayla Papa'ya piliç kaldın

Boş yere küfür ettin, boşuna mürted oldun
Ulemânın katında gerek yokken hiç kaldın

Ehl-i sünnet urbası daraldı daralalı
Perhiz yapacağına yeni bir iliç kaldın

Ganimeti toplayıp vakt-i rücû gelende
Biçâre, münâfığın korktuğu kılıç kaldın

Şimdi, âhir zamanın günahlar ummânında
Yüzmeyi bilmeyene ruhî solungaç kaldın

Karnını mezbelede doyurmaktan haz alan
Asrın deccallerine rağmen sen güllaç kaldın

Ettiğin iltifâta mazhar olan devrildi!
Açık kalan başlara böylece sertaç kaldın

Atını koşturduğu meydanı boş addetmiş
Düşmana damgalanan çiviye çekiç kaldın

Abus çehrelilerin absürd perdelerine
Halkın içinden gelen tek yüzü behiç kaldın

Kuş konmaz dokuz köyde seni eğletmemişler
Malum mârî dilinle onlardan hâriç kaldın

Ey bed yolun sâliki! Kaderde yazıldıysa
Tekrar buluşacağız! Ukdelere iç kaldın

Biçâre kerhâneni besbelli terkediyor
Geri dönünceye dek buralarda piç kaldın

Zekeriya Yaman - 29.07.13
14-02-2014
Yorum Yaz
İstatistik
Tarih Hit
21-08-2019 1
16-08-2019 1
12-08-2019 1
06-08-2019 1
30-07-2019 2
24-07-2019 1
11-07-2019 1
Yeni Şiirleri

Adavetname

5 Yıl 6 Ay23 Saat önce yayınlandı

Rical-i Devlete Nasihatım

5 Yıl 8 Ay23 Saat önce yayınlandı

Benzer Şiirleri

Adavetname

5 Yıl 6 Ay23 Saat önce yayınlandı

Rical-i Devlete Nasihatım

5 Yıl 8 Ay23 Saat önce yayınlandı