|
| Taşlama |
| |
Tatar ağası gibi dolaşma böyle yaya,
El oğluna baksana,ne ar kalmış ne haya.
Sen de bir dayı bulup sırtını ona daya,
O ne derse huuu...diye salla hemen başını.
El oğuştur,gerdan kır,al gitsin maaşını.
Bir kalantor görünce yerlere kadar eğil,
El pençe divan dur,bu şerefsizlik değil.
Uşaklığı meziyet,riyayı fazilet bil.
Ne derlerse huuu...diye salla hemem başını,
Gerdan kır,belini bük,al gitsin maaşını.
Kör kadıya şehla de,incitme düztabanı,
Düşküne nasihat ver,kodamana abanı.
Zengin ol,sen de aşır her dağdan arabanı,
Tekerine taş korllar,sallamazsan başını,
Uslu otur,hoş geçin,al gitsin maaşını.
Köpeklerle hırlaşma,tepişme piç katırla,
Hamamda kavga olmaz,soyu bozuk natırla.
Kulağına küpe yap bu sözümü hatırla.
Kim ne derse huuu...diye salla hemen başını,
Eğil ,bükül,gerdan kır,zıkkımlan maaşını.
Diyorlar ki, taç bile,baş eğilmezse konmaz,
Önünde eğilene kılınç dahi dokunmaz. |
| |
| Abdullah Çağlayan |
| |
| 11.10.2003 20:12 tarihinde a.ç. tarafından kaydedildi. |
| |
| (c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir. |
Okuma adresi (linki): http://www.siirevim.com/siir/siir-7282-abdullah-caglayan-taslama
|
|
| |
|
|
|
1 1 |
|